Ana Sayfa...


Sinyalsiz Son Vespa
(Son güncelleme tarihi: 19 Şubat 2012)

Yine bir Vespa ile yeniden merhaba.

Bir önceki projemiz 1993 model PX200 E artık tamamlandı. Geriye onunla kısa bir yolculuğa çıkmak kaldı. Bu aylarda ışık çok hoş olur, sonbaharın nefis tabiat manzaralarını keşfetmek için bir hafta sonu fotoğraf makinemizi de yanımıza alıp kendimizi yollara vurabiliriz. Vespa işte bunun için çok ideal. Elbette onun da zerafetini karelere yansıtmak gerek.

* * *

Bu kez 1977 model P200 E. Sinyalsiz imal edilen son vespa yılı. Henüz elektrikli marş ve otomatik yağ-benzin karıştırma ünitelerine de sahip değil. Üstelik elektrik sistemi 6 volt.

Onu baştan aşağı yenileyeceğiz. Bakalım bu süreçte neler yaşayacağız.

Peki 1977 yılında dünyada neler oldu, o yıla şöyle bir bakınca hayatın renklerinden ve olaylarından gözümüze ilk çarpanlar;

Sylvia Kristel ve Umberto Orsini'nin oynadıkları "Elveda Emanuel" filmi o yıl vizyona girdi. (Türkiye de ise bir yıl sonra izlenebilmiştir.)

Serinin ilk filmi 1974'de çekilmiştir ve hala ticari değeri vardır. Sylvia bizim kuşağın hafızalarında uzun yıllar yaşadı.

Özellikle hasır koltuktaki o meşhur pozu zerafet ve çekiciliğin timsali olarak yıllarca taklit edildi.

Birde çimenlerin üzerinde... Neyse...


16 Ağustos 1977'de Elvis Presley öldü.

8 Ocak 1935 Mississippi doğumlu olan sanatçı, Indianapolis’deki son konserinden sonra yine Mississippi'de hayatını kaybetti.

Aslında sadece hayatını kaybetmişti, oysa ünü ve kıymeti hala devam etmekte.



İsveçli grup ABBA
'nın altıncı albümü olan "The Album" onların zirveye doğru giden yollarında önemli bir kilometre taşı oldu.

Albüm içeriğindeki şarkılar;

A yüzü

Eagle, Take A Chance On Me, One Man - One Woman, The Name Of The Game

B yüzü

Move On, Hole In Your Soul, Thank You For The Music, I Wonder (Departure), I’m A Marionette


Chevrolet Corvette

GM tarafından üretilen Corvette, kökleri 1953'e kadar giden safkan amerikan spor otomobili geleneğinin kült bir örneğidir.

1977 yılında Corvette, 500 bininci otomobili üretim hattından çıkardı. Daha sonra üretilen modeller 1980 öncesi modeller kadar efsane olamadılar.


O yıl hakkında ileriki günlerde yeniden bir kaç satır daha yazarız. Artık işe koyulma vakti geldi...

İlk olarak kısa bir kontrol, problem tespitleri ve ardından hafif bir bakım ile yürür hale getirildi. İşte test sürüşü öncesi ilk detay fotoğrafları;


Ön teker tamburu

Ön porya

Motor genel görünüşü

Benzin depo havuzu
       

Sele alt görünüşü

Gidon bölgesi

Far kontrol tuşları

Şasi üst görünüşü
       

Şasi alt görünüşü

Motora alttan bakış

Jant

Arka porya

Motor krank miline bağlı "havalandırma fanı - alternatör - volan" ünitesinde herhangi bir rulman boşluğuna rastlanmadı ki bu iyi haber. Bununla beraber şasi alt tablası, jantlar ve benzin depo havuzunda pas var. Özellikle şasi alt tablasında epey bir iş var. Poryalar, teker rulmanlarıi elektrik tesisatı oldukça iyi durumda.

İşte bu ilk kontroller sonrasında yaklaşık 20 dakikalık bir uğraştan sonra motor çalıştı. Normalde 50/1 olan benzin yağ karışımı araç yıllardır kullanılmadığından 25/1 olarak toplam 1 Litre hazırlandı. İlk çalışma esnasında çıkan yağ dumanını tahmin edemezsiniz. Atölye bembeyaz oldu :) Unutmadan ekleyelim, bu araçta günümüz PX modellerinden farklı olarak elektrikli marş ve otomatik benzin-yağ karıştırma ünitesi mevcut değil.

Bazı sorunları ilerlemiş ancak hala motor gücünü hissettiriyor. İşte video ve sesi :)

9 Ekim 2011, Pazar

Söküm işlemleri tamamlandı. Kimi yeri görünüğünden iyi, kimi ise daha fazla ilgiye muhtaç. Kısaca sürprizlerimiz var.

15 Ekim 2011, Cumartesi

Vespa'mızın geçen hafta sökülmüş bulunan parçaları bu hafta temizlik gördü. Her biri tek tek kabaca elden geçti. İlk önce taban çıtalarını çıkarttık. Evvelce onları sökmeden üzerine boya yapılmış olduğundan bir miktar zorlandık ancak bir şekilde çıktılar. Elbette altlarındaki paslı yüzeyler de gün ışığına çıkmış oldu.

Ardından jantlar söküldü ve lastiklerinden ayrıldılar. Lastikleri çöpe atacaktım ancak atölye arkadaşım Mustafa usta onları alıkoydu. Kendisinin geçen sene yapmış olduğu hoş bir sandalı var, onun kenarlarına usturmaça olarak kullanacakmış (Atölyemizde her şey değerlendirilir !).

Teker poryaları da hafiften bir elden geçti. Sağında solunda biriken yağ ve çamurlardan bir miktar arındırıldı.

Ön amortisör kovanı ve arka amortisör susta yayı malesef açılamadı. Kaynamışlar. Şimdilik fazla zorlamadık. Nasıl olsa önümüzdeki günlerde onlara da sıra gelecek.

Vespamıza bir zamanlar yanlış ölçüde teker lastiği monte edildiğinden dolayı, arka tekerin sağ yüzeyi  debriyaj kapağına sürtmüş. Problem teşkil edecek bir durum yok.

En son gidon alt kapağı detaylı bir temizlikten geçti ve aracımızın orjinal rengi ortaya çıkmış oldu. Yakında boya atölyesine girmeden evvel orjinal Piaggio renk kartelasından 1977'de kullanılmış bulunan bu rengin Ral Kodları tespit edilecek. İşte fotoğraflar;


Çıtalar söküldükten sonra
 

Şasi alt görünüş
(orta)

Şasi alt görünüş
(arka çamurluk)
       

Gidon kapağı

Kadran

Şasi

Atölye'den...
       

Jantlar

Arka porya

Ön porya (iç)

Ön porya (dış)
       

Amortisörler

Motor

Dökülenlerin bir kısmı

Gidon içi (temizlenmiş hali)

Güzel bir çalışma günü daha bitti. Haftaya yeni fotoğraflar ve detaylarla devam edeceğiz.

Şimdi, 1977'ye geri dönelim biraz.

70'li yıllarda çocuktum ama yine de etrafımdaki yaşantıyı izleyebilecek kadar yaşım vardı. ileriki yıllarda, 80'lere geldiğimde, geçilen on yılın ne olduğunu, insanlara neler ifade ettiğini yavaş yavaş anlamaya başladım.

Kısaca 70'leri yaşamadım ama 70'lerde yaşadım. Ve sadece bu kadarı için bile kendimi çok şanslı hissederim.
 

John Travolta

1954 New Jersey doğumlu olan Travolta, altı çocuklu bir ailenin en genç üyesiydi. Babası yarı-profesyonel bir futbolcu, annesi ise yerel bir oyuncu ve ses sanatçısıydı. Baba tarafından İtalyan, anne tarafından ise İrlanda’lı olan Travolta, İrlandalı-Amerikalı’ların yoğun olarak yaşadığı bir semtte büyüdü.

Saturday Night Fever

Brooklyn'in alt sınıflarından çıkma Tony'nin en büyük tutkusu danstır. Her cumartesi gittiği diskoda sahnenin kralı odur. Yine bir cumartesi gecesi kendisi gibi dans tutkunu Stephanie ile tanışır. Birbirlerinin ortak yönlerini keşfeden ikili beraber dans etmeye ve yakında düzenlenecek olan dans yarışmasına beraber katılmaya karar verirler.

İşte Tony Monero'nun hikayesini anlatan bu film 1977'de tamamlanmıştı ve bir yıl sonra John Travolta'yı adeta efsaneleştiren Grease ortaya çıkmıştı.


Elbette Saturday Night Fever'dan bahsedince Bee Gees'i atlamak olmaz.

Barry, Robin ve Maurice isimli üç kardeşten oluşan bir müzik grubudur. Grubun ismi "Brothers Gibb" (Gibb Kardeşler) deki B ve G harflerinin ingilizce okunuşundan esinlenerek oluşturulmuştur.

Bee Gees yedi kez Grammy Ödülü kazanmış; albüm ve single satışları 225 milyonu geçerek müzik endüstrisinde ve hayatımızda özel bir yer edinmiştir.


How Deep is Your Love?, Stayin' Alive o yıl hayatımıza girmişti. Birde Tragedy dinlesek mi?


1977'de yayınladığı Süperstar albümüyle döneme damgasını vuran Ajda Pekkan, bu albümün getirdiği başarı ile de "Süperstar" olarak anılmaya başladı. Albümün ardından Süperstar adıyla yayınladığı 3 albüm daha yayınladı. "Kimler Geldi Kimler Geçti", "Bambaşka Biri", "Hoşgör Sen" ve "Uykusuz Her Gece" gibi şarkılarıyla Türkiye'de müzik tarihinde önemli bir rol oynadı.

Albümdeki parçalar;

Anlamadım Gitti, Baksana Talihe, Daha Neler, Gözünaydın, Hancı, Kendi Kendimle Ben, Kim Ne Derse, Mediterrane, Veda Etmem, Yeni Bir Gün Doğdu Bize.


29 Ekim 2011, Cumartesi

Artık motor ünitesinin yenilenme işlemlerine başladık. İlk bakışta değişmesi gereken yegane parça rullaman keçeleri olarak görünmekte. Hepside yağ kaçırıyor. Elbette tüm malzemeler tek tek incelenecek, değişmesi gereken ne varsa yenilenecek. İşte fotoğraflar.

       

Kanımca daha evvel bu blok açılmamış, ellenmemiş ki en sevindirici nokta bu. Ancak yine de temizlik sonrası daha dikkatli kontroller yapılacak.

19 Kasım 2011, Cumartesi

Bugün geçtiğimiz günlerde sökülmüş bulunan motor parçalarının detaylı temizliği yapıldı. Yıllarca birikmiş olan kurum, yağ ve çamuru temizlemek tahminimden de uzun sürdü. Ve içinden çıkan cevheri seyretmek keyif verici. Şimdi tüm bu parçaların tek tek bakımı yapılmakta. Blok üzerinde bulunan tüm rulman keçeleri de söküldü. Hepsi de yağ kaçırmış ama eskimekten, aşınmaktan değil, yıllardır kullanılmadığından, yağsız kalmaktan dolayı kurumuşlar. Debriyajı 3 balatalı model, balata yüzeyleri bitmiş. Piston fabrikanın taktığı 66.5mm olan orjinal ürün. Motorun bugüne kadar herhangibir rektifiye görmediği buradan da anlaşılmakta. Vites selektör ıstavroz parçasında bir miktar aşınma mevcut. Ayak marş ünitesinin plastik stoplerleri ezilmiş.

Kısaca 35.000 km nin ve 34 yılın götürüleri için oldukça iyi durumda :)

İşte son fotoğraflar;

       
       

Sırada yenileme ve montaj işlemi kaldı. Rulman keçeleri, piston sekmanları, vites selektör ıstavroz parçası, komple conta seti ilk akla gelenler. Piston ve rulmanlar ayrıca değerlendirilecek.

Aşağıdaki fotoğraflar Hakan Bitnel'in Moto C-Max Renk Atölyesi'nde kaportamız üzerindeki çalışmalardan. Henüz boya öncesi işlemler sürmekte. Piaggio'nun 1977 yılı renk kartelasından orjinal kodları bulundu. Yakında sihirli bir dokunuş sonrasında yepyeni olarak karşımıza çıkacak.

       
       

17 Aralık 2011, Cumartesi

Ve işte görüntü geldi;

Ve madem görüntü geldi, artık devam edebiliriz.

İlk etapta ihtiyacımız olan yedek parçaları şu şekilde sıraladık;

 

- Ön fren teli (iç+dış)
- Arka fren teli (iç+dış)
- Debriyaj teli (iç+dış)
- Vites selektör teli (iç+dış)
- Km teli (iç+dış)
- Elcik (sağ ve sol)
- Ayna (sağ ve sol)+bağlantı demirleri
- Korna (6 volt alternatif akım)
- Arka stop lambası (iç+dış)
- Ön Far (klasik usül)
- Fren pedal lastiği
- Ayak marş pedal lastiği
- Teker rulman kapağı (ön ve arka)
- Teker rulman kopilyası
- Fren balata seti (ön ve arka)
- Egzost
- Arka amortisör+bağlantı parçası
- Debriyaj seti (3 plakalı model)
- Buji
- Buji kablosu
- Karbüratör tamir takımı
- Gidon rulman seti (üst ve alt)
- Ön teker rulmanı (iç ve dış)
- Ön porya plastik kapağı
- Orta sehpa+yay+pabuçlar
- Taban orta plastik paspas
- Taban çıtaları (set)
- Ön yüzey çıtası
- Arka çamurluk conta lastikleri
- Torpido kapağı contası (metre)
- Logolar (set)
- Korna ızgarası
- 6 volt ampul seti
- Manet (fren ve Debriyaj)
- Motor havalandırma kapağı
- Paspas
- Arka tampon
- Motor conta seti
- Vites selektör ıstavroz elemanı
- Rulman keçeleri (set)
- Piston sekmanı (66.5 mm)
- Ayak marş stoperleri
- 3 adet 10 inch jant

Bu malzemelerin hepsi yeni ve orjinal olarak Skuter Servis'de (Fuat Kalaycıoğlu) mevcut. Listemizi yollayıp cicilerimizi teslim alacağımız günü iple çekelim :)

Şimdi atölyemize dönelim;

Motorun yeniden ve daha ince temizliği yapıldı. Ufak fırçalarla, sabırla uğraşmak gerek. Ardından Vites selektörünü değiştirip kenara kaldırdık ve blok temas yerlerini kontrol edip montaja hazır hale getirdik.

Ve montaj başladı. Krank, vites grubu, ayak marş ünitesi, derken volanı da taktık, geriye silindir ve piston kaldı. Aslında bu yaptığım ön motaj sayılır, cünkü genel bir kontrol yapmadan bloğu sıvı ve katı conta ile tam kapatmıyorum. Son kontroller bitince tam kapatılacak.

       

31 Aralık 2011, Cumartesi

Bugün sabahtan boyahaneye uğradım ve renk seçimi konusunda çalıştık. İlk önce Royal Blue (MaxMeyer 7002M) arzu etmiştik ancak son anda fikir değiştirdik ve Inside Gray Primer (MaxMeyer 8012M) kodlu bir gri çeşidinde karar kıldık. Hatta buna hazırlık için kaportaya siyah astar atıldı. O yıllara ait (1977-1982 Vespa P200E ) Piaggio renk kodları şu şekilde;

Burgundy MaxMeyer 1.298.5895
Red MaxMeyer 5003M
Royal Blue MaxMeyer 7002M
Sand MaxMeyer 3002M
Silver MaxMeyer 1.268.0108
Tobacco MaxMeyer 3003M
White MaxMeyer 1.298.1715
Inside Gray Primer MaxMeyer 8012M

Öyle sanıyorum ki, haftaya cumartesi Vespamız süslü püslü olarak tezgahtaki yerine kavuşacak. Ustamızın ellerine sağlık. Şimdilik astarlı halini gösterebiliyorum, fotoğrafları aşağıda;
 

Boyahandeden çıkınca doğru atölyeye ulaştım. Geçen hafta sevgili Davut'un hazırladığı cicileri (yedek parçaları) tezgahta tek tek inceledim. Haftaya montaja başlamadan evvel son kontrollerini yaptım.


Arka tampon ve contalar

Taban çıtaları

Egzost

Far, fren, manet, bilumum
       

Elcikler, debriyaj, rulman

Orta paspas, vs.

Motor conta seti

Arka stop far

14 Ocak 2012, Cumartesi

En nihayet boya işlemi bitti. Sanki hiç bitmeyecek hissi uyanmaya başlamıştı :/

Hemen işe koyulmak gerek. İşe boya yapılan parçaları kontrol etmekle başladım. Gayet güzel. Hemen kullanılmayacak parçaları özenli bir şekilde raflara yerleştirdikten sonra korna kapağını, marka logolarını taktım.

Tamam, bitti :)

21 Ocak 2012, Cumartesi

Bu sabah Beykoz'da yağmur var.

Güzel bir kış gününde güzel bir atölye çalışması daha başlıyor.

Madem öyle, biz de güzel şeylerle ilgilenelim.

Erkenden atölyeye gidip, sobayı yaktım, üzerinde çayı demledim. Sevgili Nahit ile pastaneden yeni alınmış sıcak peynirli su böreğini yerken yağmurun sokaktaki sesine TRT'den Türk Sanat Müziği eşlik ediyordu.

Sevgili kardeşim Orhan bugün 41 yaşını geride bıraktı. Aradım, tebrik ettim :) Sesini duymak ne güzel...

Sıra geldi Vespa'nın montajına.

Motor ünitesini geçen haftalarda kapatmıştım, bugün egzosu da ekledim. O artık kenarda evlilik gününü bekleyebilir.

Ardından ön yürüyüş aksamını, yeni fren balataları ve yeni gergi yayları beraberinde tamamladım. Ön yürüyüş aksamını şaseye monte etmek için orta sehpanın gelmesini bekliyorum. Aynalar ve orta sehpa yakında Skuter servis'e gelecek. Noel tatili nedeniye gecikme var :(

Sonrasında yeni debriyaj balatalarının monte edilmesi geldi. Bu işlem biraz uzun sürdü, üzerindeki 3'lü balata yapısı  alttan 6 adet yaylı sistemle desteklenmekte. Bu yaylar çok kuvvetli olunca monte etmek için plan yapmam gerekti. Bunu bir düzenek üzerine oturtulmuş el mengenesi yardımıyla tamamladım. Unutmadan, balatalar montajdan önce 2 zamanlı motor yağında yaklaşık 3 saat beklediler ve bir miktar yağı bünyelerine emdiler. Bu işlem özellikle ilk çalışma esnasında yeni balataların sürtünme sebebiyle yanmaması için önemlidir.


Ön yürüyüş takımı

Yeni ve eski
debriyaj  balataları

Ön yürüyüş takımı

Motor ve egzost

Haftaya sırada vites, fren, gaz telleri ve elektrik tesisatı var :)

4 Şubat 2012, Cumartesi

Geçtiğimiz hafta yaşadığımız kar dolu günlerin ardından küçük de bir tansiyon yükselmesi nedeniyle montaja devam etme şansım olmadı. Bu nedenle bu hafta daha bir özlemle devam ettim.

Yeni lastikleri jantlara geçirmeden evvel güzelcene Gül Kokulu Feride bebe pudrasıyla besledim ki ileride iç ve dış lastikler birbirine yapışmasınlar.

Henüz gümrükten çekilemeyen orta sepanın yerine eskisini geçici olarak takıp Vespa yı ayağa kaldırdım. Ön yürüyüş takımını test amaçlı çamurluğu olmadan monte ettim.


Michelin lastiklerimiz

Montaj sonrası

:)

Orhan Ortaç

11 Şubat 2012, Cumartesi

Güzel bir çalışma haftasıyla merhaba.

Bir önceki atölye gününde arka amortisör ile şasi bağlantısı arasındaki lastik takozun uyumsuzluğu sebiyle sabah erkenden Skuter Servis'e gidip doğru parça ile değiştirdim. Bu arada ilerledikçe ihtiyacı ortaya çıkan bazı parçaları da alıp doğruca Beykoz'a geçtim.

Bu haftanın en önemli gelişmesi Vespa'mızın şasisi ile motorunun evlenmesi oldu elbette :) Uzun zamandır beklediğim bir andı ve sevgili Nahit ile Özgür'ün de yardımlarıyla çabucak birleştirdik. Üzerine keyif kahvesi içip seyrettim. Ardından torpido gözü ve arka çamurlukların contalama işlemlerine giriştim. Kolay gibi görünen bu işlem özellikle torpido gözünde uzun sürmekte. Elbette bu çalışmayı yaparken boyanın çizilme ihtimali olması sebebiyle yavaş ve dikkatli davranmak gerekmekte.

Artık Vespa'mız kendini göstermekte. Tezgatan yere inip Beykoz'da fink atacağı günleri sabırsızlıkla beklemekteyim.

       

19 Şubat 2012, Pazar

"Haftaya; elektrik tesisatı, taban çıtaları..." demiştim geçen hafta, taban çıtaları konusunda acele etmişim :/

Malesef dikkatlı bakılınca elektrik tesisatının yılların getirdiği eskime nedeniyle kırılgan ve korozyonlu olduğunu fark ettim. Bu kötü haber, çünkü elektrik tesisatı benim için karmaşık bir yapı. Yenisi de yok. Yurt dışında var, o daha ha deyince hamen gelmiyor. Üstelik iyi para...

İş başa düştü. Önce şemayı biraz inceledim, günümüzde yapılmakta olan PX versiyonları ile arada epey fark var. Sinyal yok, marş motoru yok, benzin göstergesi yok, regülatör yok, marş elektriği kesme devresi yok, akü yok... Elbette daha basit olduğundan, yeniden yapabileceğime karar verdim.

Cumartesi günü Ümraniye oto sanayi  sitesinde bir oto elektrik malzemeleri satan mağaza buldum ve ihtiyacım olabilecek tüm malzemeleri satın aldım. Yenilenmesi gereken cıvata ve somunlar da vardı, gitmişken onları da aldım. Elbette iş sadece bununla bitmiyor. Şemayı adam akıllı inceleyip hangi renk nereye gidiyor anlamam zaman aldı. Ardından yeni tesisatı hazırlarken alternatör çıkış kablolarının da yıprandığını fark ettim ki bu daha da keyfimi kaçırdı. Çünkü alternatöre müdahale etme olanağım yok. Üstelik bu ünite 6 volt, her daim bununmuyor ve fiyatı yüksek bir malzeme. Galiba strese girdim biraz...

İşe öncelikle alternatör çıkış kablolarının izalasyonunu kuvvetlendirmekle başladım. Ardından önden arkaya grup kablo döşedim ve motorun üzerinde bulunan elektrik dağıtım kutusunu bobin kutusu ile birlikte  yerleştirip yeni kablo bağlantılarını oluşturmaya devam ettim. Kablo bağlantılarını hem prinç klemens ile hem de lehim ile hazırlıyorum, o sebele uzun sürmekte. Bu esnada gidon ve önden arkaya giden tüm çelik telleri de yerleştirdim.

Hafta içi bir gece düşünürken, kaporta ustasının alt tabla değişiminde araya daha da sağlam olsun diye gereksiz bir metal köprü atıp kablo ve çelik kordon yolunu tıkamamış olmaması için dua etmiştim, anlaşılan kabul olmuş :) Bu gerçekten düşünmek bile istemediğim birşeydi. Bugün derin bir ohhh çektim, o ayrı :)


Malzemenin bir kısmı ve şema

Dağıtım kutusu

Gidon

Gidon kapağı

En son gidon üzerine km göstergesi ve ikaz lambasını da monte edip, atölyemizi de temizledikten sonra günü noktaladım.

Haftaya;

Plan yok. Sevgiyle kalın, Vespa'sız kalmayın yeter...

 

Ana Sayfa...