|
Bir
süredir rahatsızlıklar, hastalıklar peşimizi bırakmadı. Bütün kış biri bitti, diğeri başladı.
Geçen ay aile doktorum Hayriye hanım "kontrole mi geldin?" dedi, "hayır,
bu yeni bir hastalık" diye cevap verdim. Hem kontrol hem de yeniden muayene oldum.
Reçetemi yazdı, "bunları kullan, iyileş, sonrada git biraz dolaş, Ağrı'ya
filan çık, uzaklaş buradan, bir şeyin kalmaz" dedi.
Öyle ya, en son Kasım'ın 2. haftası kısa bir Anadolu turu yapmıştık. Ne
turdu ama, -3 derecede Afyon'dan geçmiştik, hatırladıkça hala üşürüm. Durup inmek için
buz tutmuş bacağımı açmaya çalışırken yatırıyorduk
makineyi az
daha.
Neyse, Afyon faslını daha sonra anlatırım. Yine üşümeğe başladım.
Fena halde kaşınıyorum; Kadiköy'e iniyorum, elimde harita.
Gören
Anadolu yakası semt haritası sanıyor, Kastamonu köy yolları halbuki.
Tamam gidiyoruz işte. 21-22-23 Nisan geldi nihayet. 3 gün önceden
hazırlıklara başladım. Yan çantalar, arka çanta usul usul hazırlanıyor.
Sakin, sessiz. Pusula bile aldım yanıma. GPS henüz yok tabii. Olsun,
büyünce...
Görseniz Kars için hazırlanıyor dersiniz.
Yol öncesi ve sonrasını görsel olarak fark etmeğe bayılırım. O sebeple 20
Nisan akşamı Transalp'im güzel bir banyo yaptı, pek bir pak oldu.

21 Nisan 2007, Cumartesi
Hep
böyle oluyor. Yola çıkacağımın gecesi uyuyamıyorum. Gece saat başı kol saatimi
kontrol edip bir o yana bir bu yana döndüm durdum. Sabah 05:00 de kalkıp,
06:30 da yola çıkacağız ya, hani uyuya kalıp öğlen vakti yola çıkmayalım diye. Yıllardır bu böyle, çaresini bilen varsa bir
anlatıversin, her yola uykusuz çıkıyorum. Neyse, en azından yatakta
uzunlamasına durup kalıbı dinlendirdik, bu da bir şeydir.
İstikametimiz; Ankara.
Rotamız; İznik, Taraklı, Göynük, Nallıhan,
Beypazarı, Ankara.
Geçen yıl 19 Mayıs'ta Ankara'ya
gitmiştim, 20 Mayıs'ta ise bu
rotadan Istanbul'a dönüş yapmıştım. Şimdi daha detaylı bir keşif yapma
fırsatımız olacak.
Sabah 07:00 de Eskihisar'a ulaştık. Erken olmasına rağmen 2 gemilik kuyruk
vardı. 15 dk sonra hareket ettik.
Karamürsel'den sapınca bahar ve tabiat tüm güzelliğini cömertçe sundu. Kuş
sesleri, yem yeşil patikalar, tepeler, uzaklar, rengarenk çiçekler,
ağaçlar. Sanki gitmeyelim, hep orda kalalım, onlarda hiç solmasın dı,
sonbahar gelmesin di.
Selanik göçmenlerinin tertemiz köyü Kızderbent, ardından Boyalıca derken
İznik'e varınca Yeşil Camii avlusundaki çay bahçesinde ilk molamızı
verdik.
Çandarlı Hayrettin Paşa tarafından 1378 tarihinde yapımına başlatılmış,
ölümü üzerine 1398 tarihinde oğlu Ali Paşa tarafından tamamlanmış. Adını
yeşil çinili ve tuğlalı minaresinden almış olan camii, Lefke Kapısı'nın
yanındadır. Devrinin en güzel Osmanlı mimarisi örneğidir ve Selçuklu
izleri taşımaktadır. Yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı ve bahçesinde çay
içmenizi tavsiye ederim.

Genel görünüş

Ön kapı detayı |

Yeşil çinili minare |

Ön kapı ve avlu

İşçilik detayı |

Bahçe |

Bahçe |

Bahçe |
İznik'ten sonra yolumuza Adapazarı
istikametinde devam ettik, Pamukova'dan sonra Taraklı, Göynük tabelasından
sağa sapıp, Sakarya
nehrini bir köprü ile geçerek asıl merak ettiğimiz yerlere doğru
ilerlemeğe başladık.
Buradan
sonra asfalt Ankara'ya kadar kimi yerde geniş ve temiz, kimi yerde virajlı ve dar
ama
sorun yaşatmıyor.
İkinci
durağımız Taraklı oldu.
| |

Sakarya nehri |
|
 |

:) |
 |

Taraklı merkezi |

Taraklı sokakları |

:) |

Taraklı sokakları |

Taraklı'dan yukarı giden yollar. |

Taraklı'dan yukarı giden yollar. |

Taraklı'ya yukarıdan
bakış |

Gölgede mola |

Taraklı'dan yukarı giden yollar. |
Göynük, öteden beri
merak ettiğim, doğru düzgün inceleme fırsatımın olmadığı ilginç bir yer.
Küçük bir vadi içinde olmasından dolayı, toprakları kısıtlı. Eski
Osmanlı evlerinden bazıları günümüze kadar gelmiş.
Fatih Sultan Mehmet'in
hocası Akşemsettin'in türbesi de buradadır.
Öğlen yemeğini Erdal
Gülen'e ait, Gülen Lokantası'nda yedik. Tertemiz mekan, nefis yemekler,
güler yüz. İşte tam bana göre bir esnaf lokantası. Camii'nin altında,
yolunuz düşerse tavsiye ederim, yemeklerini seveceksiniz.
 |

Erdal Gülen
Gülen Lokantası
Şehit Erdal Engin İş Merkezi
No:10/11
Göynük, Bolu
|

Gülen Lokantası |
Uyuz Suyu
Göynük'ten Beypazarı'na
doğru yola alırken sağa doğru ayrılan bir noktada "Uyuz Suyu Şelalesi"
tabelası göreceksiniz. Saptık, hatırladığım kadarıyla 45 dakika yol
aldık. Yol kumlu, ara sıra battık.
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |

Beypazarı |

Beypazarı |
| |

Beypazarı |
|
22 Nisan 2007, Pazar

23 Nisan 2007, Pazartesi
xxx

Beypazarı |
 |
 |
 |

Yazıca Köyü |

Yazıca Köyü |

Osman Belin, Kızı ve Şeyma |

Yazıca Köyü |
 |
 |
 |
 |
xxx
|